Arslan Bulut’un Değerlendirmesi: Kanal İstanbul’un Tehlikeleri ve Montrö Anlaşması Üzerindeki Etkisi

0
img_1776997511056

YENİÇAĞ yazarı Arslan Bulut, “Kanal İstanbul, Montrö Anlaşması’nı tehdit eden bir projedir” başlığıyla kaleme aldığı yazısında, ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı açıklamaları ve Kanal İstanbul Projesi’ni ele aldı. Bulut, yazısında şu görüşleri aktardı: “Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’ndaki konuşması, ABD’nin gerçek niyetlerini açığa çıkarması açısından önemliydi. Konuşmasında birçok noktaya değindi ama en dikkat çekicisi, Suriye’deki savaşın sonucuyla ilgili yaptığı yorumdu. Barrack, ‘Şara, İsrail’e tek bir kurşun sıkmadı’ derken, bu durumun kimin kazandığını gözler önüne serdi.”

Bulut, yazısında Barrack’ın Suriye’nin İsrail’e karşı ‘düşmanca bir tutum sergilemediği’ ve ‘normalleşme sürecinin Lübnan’dan önce gerçekleşeceği’ yönündeki ifadelerine de dikkat çekti. Barrack, “8 Aralık’tan bu yana Suriye, Şara yönetimi altında İsrail’e karşı bir saldırıda bulunmadı. Aksine, Cumhurbaşkanı Şara, İsrail ile sorun istemediklerini, dostça bir anlaşmaya hazır olduklarını ifade etti” dedi.

Arslan Bulut, bu noktada, “Biz de başından beri bunu söylüyoruz; IŞİD ve El Nusra’nın, Suriye’nin Türkiye tarafından fethedildiği propaganda ediliyor ama aslında durum tamamen farklı” ifadelerini kullandı.

Barrack’ın deniz hukuku konusunda Hürmüz Boğazı’na atıfta bulunarak Çanakkale Boğazı’na da değinmesi, Bulut’un gözünden kaçmadı. Bulut, “Barrack, ‘Her ihtimale karşı’ mantığıyla Çanakkale Boğazı’nın da devrede olabileceğini ifade etti. Bu noktada, çıkarların uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı” diye belirtti.

Kanal İstanbul Projesi’nin uygulanmasına dair emekli tuğamiral Mustafa Özbey’in uyarılarına da yer veren Bulut, “Kanal İstanbul’daki çıkar ilişkileri artık gün yüzüne çıkıyor. Proje, bir yandan büyük bir gayrimenkul rantı oluşturacak, diğer yandan uluslararası bir şirkete ‘sözde’ ihale edilecek ve bu şirket zamanla ABD ve İsrail’in kontrolüne geçecektir. Türkiye, bu süreçte sadece küçük bir hissedar konumuna düşecektir” dedi.

Bulut, Türkiye’nin ulusal egemenliği açısından bu projenin tehlikelerine vurgu yaparak, “Mustafa Kemal Atatürk’ün Montrö süreci ile Türk boğazlarını uluslararası komisyonun egemenliğinden kurtarmasından 85 yıl sonra, içerideki işbirlikçilerin kirli oyunlarıyla karşı karşıyayız. Böyle kritik bir projenin tek bir kişinin iradesiyle ve şeffaf olmadan hayata geçirilmesi kabul edilemez” şeklinde ifade etti.

Sonuç olarak, Kanal İstanbul Projesi’nin Montrö Anlaşması üzerindeki olumsuz etkileri ve Türkiye’nin egemenliği açısından taşıdığı riskler, Arslan Bulut’un yazısında net bir şekilde ortaya kondu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir