24 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan habere göre, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta gerçekleştirdiği ortak saldırılarla başlayan İran savaşı, iki ülke arasındaki ilişkileri sarsmış durumda. Amerikan medyası New York Times’ın (NYT) haberine göre, ABD yönetimi İsrail’i “kokpitten ekonomi sınıfına” indirerek, ABD-İran müzakereleri ve olası anlaşmaların dışında bırakmış durumda.
Trump ile birlikte kritik kararların alındığı Durum Odası toplantılarına katılarak, İran’a yönelik saldırıların planlanmasında etkili olduğu belirtilen İsrail Başbakanı Netanyahu, şu an Beyaz Saray’dan doğrudan bilgi alamıyor. İsrail’in dışarıda kalmasının en büyük sebebi ise savaşta belirlenen hedeflerin gerçekleşmemesi.
Netanyahu, Trump döneminde İran’a yönelik saldırılarda etkili olduğu iddiasıyla dikkat çekiyordu. Reuters, saldırıların başlamasından 48 saat önce Netanyahu’nun Trump’ı arayarak İran liderliğinin hedef alınmasının, Tahran yönetimini devireceğini ve böylece Trump’ın “tarihe geçeceğini” anlatarak ABD Başkanı’nı ikna ettiğini bildirdi.
İlk olarak İran rejimini devirmek, nükleer programı durdurmak ve füze kapasitesini ortadan kaldırmak amacıyla yola çıkan Washington-Tel Aviv ikilisi, savaşta kazanımlar elde etmesine rağmen stratejik hedeflerine ulaşamayınca anlaşmazlıklar ortaya çıktı.
Özellikle İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatıp Körfez ülkelerine karşı misilleme saldırıları düzenlemesi, ABD’nin önceliklerini değiştirdi. Artık güvenliği sağlama ve Hürmüz’ü açma konuları, Washington’un önceliği haline geldi. Enerji fiyatlarının yükselmesi ve bölgedeki maliyetlerin artması, Trump’ın savaşı sona erdirme istekliliğini artırdı. Bu süreçten sonra ABD, savaşın sona ermesi için adımlar atarken, İsrail kademeli olarak karar alma süreçlerinden dışlandı. Trump, Netanyahu’yu bir savaş ortağı olarak görmesine rağmen, İran ile müzakere sürecinde onu yakın bir ortak olarak değerlendirmedi; aksine çatışmaları çözerken frenlenmesi gereken bir kişi olarak algıladı.
İsrail, bu süreçte eşit ortak konumundan, ABD ordusunun taşeronuna benzer bir role geriledi. İsrail istihbaratı, İran’a Kürt güçlerin sokulmasını önerdi. Trump öncelikle bu öneriye destek verse de daha sonra “Kürtlerin girmesini istemiyorum” diyerek fikirden vazgeçti. Sonrasında, Tel Aviv’in İran enerji altyapısına yönelik saldırıları sonrası Trump, Netanyahu’yu “şiddetli saldırıdan” dolayı eleştirerek, “enerjiyi hedef almayın” talimatı verdi.
NYT’ye göre, İsrail artık ABD tarafından ateşkes sürecine dair neredeyse tamamen bilgisiz bırakıldı. İsrailli yetkililer, Washington’dan bilgi alamadıkları için bölge ülkeleri ve İran içindeki istihbarat hücrelerinden gelişmeleri takip etmeye çalışıyor. ABD’nin İran ile yapacağı muhtemel anlaşmanın içeriğinin dışarıda bırakılması, Tel Aviv’de güvenlik kaygılarına yol açıyor.