Asrın felaketi ile ilgili 6 üniversitenin bilim insanları rapor hazırladı

DHA

Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde 6 Şubat günü 9 saat arayla iki deprem meydana geldi.

11 ili etkileyen yıkıcı depremlerin ardından Karadeniz Teknik Üniversitesi, Düzce Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi ve Giresun Üniversitesi’nden bilim insanları bir araya geldi, deprem bölgelerinde saha araştırması yaptı.

Değerlendirme raporu

Araştırma sonrası 7.7 ve 7.6 büyüklüklerindeki bu deprem çiftinin artçılarını, saha gözlemlerini, yapısal hasarlarını ve ileriye dönük önerileri içeren değerlendirme raporu hazırlandı.

Raporda, depremlerin yıktığı illerdeki saha çalışmalarında, 1992’den itibaren Türkiye’de meydana gelen yıkıcı depremler sonrasında tespit edilen yapı hasar tipleri ve oluşum mekanizmalarının neredeyse aynı olduğu ortaya konuldu.

Raporda, şöyle denildi:

Yetersiz malzeme, zayıf taşıyıcı duvarlar ve kötü işçilik…

Betonarme binalarda meydana gelen hasarların başlıca nedenleri olarak yetersiz beton kalitesi, nervürsüz (düz) donatı kullanılması, uygun olmayan zeminlerde inşaatların yapılması, taşıyıcı sistemin asmolen döşeme olarak projelendirilmesi, ağır konsol çıkmalar ve binaların alt katlarındaki kat yüksekliği fazla mağazalar/dükkanlar belirlenmiştir. Yığma binalarda oluşan hasarların başlıca nedenleri olarak bağlayıcı ve yığma birimlerin yetersiz malzeme özellikleri, hatıl ve lento eksikliğinden kaynaklı zayıf taşıyıcı duvarlar ve uygun olmayan bağlantı detayları belirlenmiştir. Betonarme ve yığma yapılarda kötü işçilik ve uygulama detaylarının eksikliği, hasarların gelişimi ve ilerlemesine neden olmuştur.

‘Kontrol mekanizması yeteri kadar işlemedi’

Depremde yıkılan yapıların fazla olmasının kontrol mekanizmasının yeteri kadar işlememesinden kaynaklı olduğu belirtilirken; raporda şunlar da kaydedildi:

Deprem sonrasında büyük bir kısmı hasar gören, geçmişi günümüze bağlayan tarihi eserlerimizde uygun şekilde restorasyon çalışmalarının gerçekleştirilmediği tespit edilmiştir. Özellikle ilgili kurullarda, hazırlanan projelerin uygunluğunun değerlendirilmesinde inşaat mühendislerinin yer almaması ve kontrol mekanizmasının yeteri kadar işletilememesi hasarın en büyük nedenleri olarak ortaya çıkmıştır.

“Binalarımızın depreme hazır hale getirilmesi acilen gereklidir”

Ülkemizin herhangi bir bölgesinde, herhangi bir zamanda, can ve mal kaybına neden olabilecek büyüklükte depremlerin meydana gelmesi muhtemel ve kaçınılmazdır. Bu nedenle, depreme dayanıklı yapı tasarımı kapsamında hem yeni inşa edilecek binaların uygun projelendirilmesi, hem de mevcut binalarımızın depreme hazır hale getirilmesi acilen gereklidir. Bu amaçla; mühendis kadromuzun eğitimlerine sürekli olarak devam etmesi, halkımızın bilinçlendirilmesi ve yapı sağlığı izleme sistemleri, sismik izolatörler, lifli polimer kompozit kumaşlar, 3D yazıcılar, hafif çelik, ahşap gibi yeni yapım teknolojilerinin ülkemizde yaygın kullanılmasının desteklenmesi oldukça önemlidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir