İstanbul Finans Merkezi (İFM), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan yeni teşvik programıyla yatırımcılar için cazibesini artırmaya hazırlanıyor. Bu düzenlemeler, Türkiye’nin uluslararası düzeyde finans ve ticaret alanındaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. İFM’den yapılan açıklamada, “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı” çerçevesinde, Erdoğan’ın İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik vergi teşviklerini genişlettiği bilgisi paylaşıldı.
Yeni düzenlemelerle birlikte, İFM’de faaliyet gösteren kurumların transit ticaret ve yurt dışı mal alım-satım işlemlerinden sağladığı gelirlerden alınan kurumlar vergisi indirimi, yüzde 50’den yüzde 100’e çıkarıldı. Ayrıca, asgari kurumlar vergisine ilişkin istisna kapsamının genişletilmesi planlanıyor ve İFM’de elde edilen teşvik kapsamındaki gelirlerin de bu istisna içinde yer alacağı belirtildi.
Açıklamada, finansal hizmet ihracatına yönelik vergi avantajlarının 2047 yılına dek yüzde 100 oranında uygulanacağı, harç muafiyet süresinin ise 20 yıla uzatılacağı bilgisi verildi. Bu adımlar, uluslararası yatırımcılar için uzun vadeli öngörülebilirlik ve güven sağlayacağına dikkat çekildi.
Yeni düzenlemelerle birlikte, küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımasını teşvik edecek vergi avantajları devreye alınacak. Nitelikli çalışanlara yönelik ücret istisnalarının genişletileceği ve “Tek Durak Büro” uygulaması sayesinde şirket kuruluşu ve izin süreçlerinin tek noktadan yürütülebileceği ifade edildi.
Erdem, bu düzenlemelerin İFM’nin küresel rekabet gücünü artıran kritik bir aşama olduğunu belirterek, Türkiye’nin uzun vadeli yatırım ve kalkınma hedeflerine kararlılıkla katkıda bulunmaya devam edeceklerini vurguladı. İFM’nin sunduğu avantajlar arasında, uluslararası kuruluşların karar verme süreçlerinde göz önüne aldığı güçlü hukuki altyapı, rekabetçi teşvikler, nitelikli iş gücü ve geniş pazarlara erişim gibi unsurlar öne çıkıyor.
Hukuk seçimi imkânı, yabancı para birimiyle muhasebe tutma kolaylığı ve vergi avantajları, Türkiye’nin genç ve yetkin insan kaynağının da bu ilgiyi artırdığını gösteriyor. İstanbul’un dört saatlik uçuş mesafesi ile 1,3 milyarlık bir nüfusa erişim sağladığını hatırlatan Erdem, yeni teşviklerin bu güçlü yapıyı daha da güçlendirerek İstanbul Finans Merkezi’ne olan talebi artıracağına inandığını sözlerine ekledi.